09 Eylül 2010

garson!

dünya tek renk mi bu gece? ellerimiz neden karıncalanıyor? biten bir bira bardağına uzanmış yattığımız için mi bu yarım bırakılmışlık hissi. tekdüze kayboluşlar yaşamalıyız bu gece, kimse bulamamalı bizi. telefonları kapatmalıyız, özümüzü yadsımalıyız bu gece. dünya rengarenk mi bu gece, sen hangi perspektiften bakıyorsun bana sevgilim?

kolay değil ki, geceleri susturmak içindeki orkestrayı. kulaklarında çınlarken kaybettiğin sesler, birden kusma isteği duyuyorsun canım. hayallerini kusmak, umutlarını kusmak, sevgililerini kusmak, dostlarını kusmak, ömrünü kusmak. ama canım, miden o kadarda bulanmıyor, bir caz müziği gibi belki de yine gelip geçiyor o bulantı, zaten kussak rahatlayacağız..

babamız nerde şimdi? hangi yitik toprağın, hangi bitik böcekleriyle muhatap. biz nerdeyiz, yarışıyorum ki bu gece onun yanına gitmeye, bir kadeh daha söylüyorum. ellerimde kadehler paramparça, gözlerimde ateşli hummalar, etrafımda psikolojik destek arkadaşlar. oysa ben, oysa ben sevgilim....

şimdi göz çukurlarımda hangi sevgilililerin süspansiyon ayarı bozulur, bilemem. hangi aşka rot-balans yaparım, bu kasisli yaşantımda bilemem. oysa ben, oysa ben sevgilim.. ben susarım bilirsin..

teferruat diyorum ben tüm bunlara, bahaneler diyorum, vallahi de billahi de orospuluk diyorum, düpedüz kaltaklık diyorum. dünyanın rengarekliğinde bana düzenbaz muamelesi yapıyorlar, oysa bende herkes kadar palyaçoyum sadece, herkes kadar. oysa ben, oysa ben sevgilim.. sen beni nerden bileceksin..

bu gece neden dünya bu kadar aruz ölçüsü? neden bu kadar freddy bu ayrılıklar? neden okeye dördüncü ararken harcadığımz çaba kadar çaba harcamıyoruz yitip giden şeylere? ben bilirim tüm cevapları, ama susarım sevgilim.. susarım ama su verecek bir bedbaht arkadaşım bile kalmadı çevremde..

vefa nedir ki? vefa nedir? sen kelimelerin sözlük anlamlarından haberdar mısın sevgilim.. yüreğim kıyma makinelerinden geçerken, sen kıyma bana sevgilim, yok yok ben ağlamayı beceremem, yok vallahi ben yalvarmayı beceremem. o yüzden kızma bana şimdi. ben şu anda en sanatsal unsurum bu şehirde, belki sevgilim, belki en fazla bir kaç saatliğine, oysa sen, oysa sen sevgilim, sanat nedir düşünür müsün hiç?

toplu mezarlarda ara beni, göçük altlarında ara, sel felaketlerinde ara beni sevgilim. duraklarda ara beni, yorgan altlarında ara, ama beni arama sevgilim, beni ne olur bir daha arama..

garson!

kadehi doldur.. Garson'un adı; ..........

2 yorum:

  1. Böyle güzel, dolu dolu okumayalı uzun zaman olmuştu. Teşekkürler.

    YanıtlaSil